İstanbul’a geldiğimden beri günlerim hep aynı geçiyor. Sabah 6′da abimim işe gitmesi ile, atletik bir hareketle abimin odasına atlıyorum, 1-2 saat uyuduktan sonra, internete girip durumlar ne diye bir kontrol ediyorum. Genellikle Hamdi beni yakalıyor sabahları
Onla bir kaç laf attıktan sonra gene yatıyorum 12 ye kadar. Yemek yedikten sonra, bütün gün tv ve internet başında geçiyor. Şimdi dışarı çıkmıyor musun diye soruyorsun; arada bir işim var ise çıkıyorum. Şimdilerde Yiğit‘in yolunu bekliyorum; iskender partisi yapacağız yakında. Evde olunca ister istemez anneannemin sayesinde Serap Ezgü manyağı oldum.
Her gün aynı şeyler; kaçan kızlar, kaybolan insanlar. Artık içim daralıyor, iyi ki arada haftasonu var bu programlar yok
Anlayacağınız çok monoton geçiyor günlerim. Şu an sadece pazar gününü bekliyorum, sanırım büyük bir ihtimal Tuncay Şanlı ile görüşeceğim. Haydi hayırlısı.
Sabahın o vaktinde bir ben varım bir sen